Diş Eti Hastalıkları

DİŞ ETİ HASTALIKLARI

Dişleri çene kemiği içinde destekleyen sert ve yumuşak dokuları ve bu dokuların hastalıklarını inceleyen,  tedavilerini gerçekleştiren bilim dalına periodontoloji adı verilir. Dişleri destekleyen bu dokuların bütününe periodonsium adı verilir. Periodonsium Dişlerin çene kemiği içersinde sabit kalmasına ve dişlere gelen kuvvetlere karşı bir şok emici görevi görmesine yarar.  4 çeşit dokuyu içerir

Dişeti .Alveol kemiği(dişleri çevreleyen kemik) sement( diş köklerinin üzerini kaplayan doku) periodontal ligament(sement ve dişetini kemiğe bağlayan bir tür özelleşmiş bağ dokusu)

 
 
 
 
 
 
 
 

Sağlıklı bir diş eti uçuk pembe renkli ve portakal kabuğu görünümlüdür. Diş eti hariç periodonsiyumun diğer üç dokusu ağız ortamına kapalıdır. Sağlık dişeti o kadar sağlam bir dokudur ki dişlerle birlikte çiğnemeye az da olsa katkıda bulunur.

 

 

 

 

 

 

 

 

DİŞ ETİ HASTALIKLARININ ÖNEMİ

Dünyadaki en yaygın hastalık, dişeti hastalığıdır. Üstelik çoğu zaman asemptomatik seyreder, ağrı ateş yoktur, şişlik ve kızarıklık diş eti ile sınırlı belli belirsizdir. Hastalarda fazla bir rahatsızlık yaratmayan hastalık sinsice ilerler ve diş destek dokularının kaybı neticesinde diş eti çekilmesi şeklinde farkedilir hale gelir. Bu aşamadan sonra yapılacak bir çok tedavi yöntemi olmasına rağmen çekilen diş eti miktarın ancak bir kısmı geri kazanılabilmektedir. Yani erken dönemde teşhis çok önemlidir. Diş hekimine periodik kontrole gitmek özellikle diş eti hastalıklarının önlenmesi açısından gereklidir. Unutmamak gerekir ki çoğu diş kaybı diş çürümesinden ziyade diş eti çekilmesi neticesinde gerçekleşir.

  

                                                                                                                                ( Gingivitis )                             ( Periodontitis )                      ( İlerlemiş Periodontitis )      

DİŞ ETİ KANAMASI

Diş eti hastalıklarının en önemli belirtisi kanamadır. Sert bir yiyecekle meydana gelebilecek ufak çaplı bir kanamadan farklı olarak diş eti hastalıklarındaki kanama aynı bölgede tekrarlar. Hastalığın başlangıç safhalarında sadace yemek ve fırçalama esnasında görülürken ileri safhalarda kanamalar kendiliğinden meydana gelir. Tekrarlayan diş eti kanamalarının mevcudiyetinde mutlaka diş hekimine muayene olmak gerekmektedir.

 

DİŞ HASTALIKLARININ NEDENLERİ


Diş eti hastalıklarının en önemli nedeni bakteri plağıdır. Dişlerin fırçalanması diş eti hastalıklarından uzak durmanın en önemli yoludur. Diş hekimlerinin rehberliğinde uygulamalı olarak fırçalama tekniklerinin öğrenilmesi şarttır. Bunun yanında diş ipi uygulaması neredeyse   zaruri denilebilecek oral hijyen uygulamalarındandır. Ağız duşu ve ağız gargarası tek başlarına bir şey ifade etmesede fırçalamaya iyi birer yardımcıdır. Fakat bütün bu oral hijyen uygulamaları diş taşlarının mevcudiyetinde  yetersiz kalır. Diş taşları bakteriler için adeta bir yuva niteliğindedir. Hastalığın prognozunu daha da kötüleştirir. Mutlaka diş hekimleri tarafından temizlenmelidir.

Bakteri plağı ve diş taşları diş eti rahatsızlıklarının en önemli etkenleri olsalar da bazı sistemik durumlar ve alışkanlıklar diş eti hastalığının oluşumunu kolaylaştırmakta ve hızlandırmaktadır.

Bunlar genetik faktörler, diabet, lösemi gibi sistemik hastalıklar, bazı bağışıklık sistemi hastalıkları, sigara kullanımı, sert fırçalama alışkanlığı, bazı ilaçlar, kötü yapılmış veya eskimiş kron- köprü, dolgu uygulamaları, çapraşık dişler,hamilelerdeki hormon değişiklikleri ve stres olarak sayılabilir.

 

 

 

Ne yapılmalı?


Diş eti rahatsızlığı diş kaybıyla sonuçlanan son derece ciddiye alınması gereken bir problemdir. Kişilerin bu hastalığa maruz kalmamaları için öncelikle ağız bakımını rutin ve etkili bir şekilde gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Diş hekimine periodik olarak muayeneye gidilmeli uygun tedavi prosedürleri gerçekleştirilmelidir.(diştaşı temizliği, flep operasyonu v.b.gibi). İkincil faktörlerde mutlaka dikkate alınmalıdır Örneğin çapraşıklık varsa ortodontik tedavi görmek gerekebilir. Kron-köprülerin ömürleri bitmişse, uyumları bozulmuşsa mutlaka yenilenmeli, hamilelik düşünülüyorsa öncesinde diş hekimine gidilmeli ve ağızdaki riskli alanlar giderilmelidir.

Unutulmamalıdır ki diş kaybının rehabilitasyonu ancak protez, kron köprü, implant gibi diş hekimliğinin ekonomik olarak nispeten daha pahalı metodları ile mümkündür. Oysa diş eti hastalıklarının tedavileri daha ekonomiktir.